<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>unyesil.com - Ünye&#039;nin En Kapsamlı Portalı &#187; Tarım</title>
	<atom:link href="http://www.unyesil.com/tarim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.unyesil.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Sep 2010 12:47:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Buğday&#8217;ın DNA&#8217;sı Çözüldü</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/7116</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/7116#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 10:45:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=7116</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz araştırmacılar buğday genomunun hemen hemen tamamını deşifre etmiş bulunuyor. Bundan önce bilimadamları pirinç ve mısırın DNA&#8217;sını çözmüşlerdi Bitkilerin kalıtımsal bilgisini içeren genlerin çözülmesiyle birlikte yeni üreticilecek türlerden çok daha fazla mahsül alınması umuluyor. İklim değişikliğinin gıda üretimine etkilerine dikkat çeken uzmanlar, genetik yöntemlerle tarım mahsüllerini daha zor iklim koşulları altında verimli kılmanın yollarını aradıklarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-902.jpg" alt="" title="medya-902" width="180" height="130" class="alignleft size-full wp-image-7117" />İngiliz araştırmacılar buğday genomunun hemen hemen tamamını deşifre etmiş bulunuyor. Bundan önce bilimadamları pirinç ve mısırın DNA&#8217;sını çözmüşlerdi</p>
<p>Bitkilerin kalıtımsal bilgisini içeren genlerin çözülmesiyle birlikte yeni üreticilecek türlerden çok daha fazla mahsül alınması umuluyor.</p>
<p>İklim değişikliğinin gıda üretimine etkilerine dikkat çeken uzmanlar, genetik yöntemlerle tarım mahsüllerini daha zor iklim koşulları altında verimli kılmanın yollarını aradıklarını söylüyorlar.</p>
<p>Nüfus hızla artarken su kaynaklarının azaldığı bir dünyada belli başlı tarım ürünlerini laboratuvarda genleriyle oynayarak güçlendirmenin, doğal zirai yöntemlerden çok daha az zaman aldığı söyleniyor.</p>
<p>Aşırı sıcağa ya da soğuğa, kuraklığa, yahut belirli bitki hastlıklarına daha dayanıklı tohumlar üreterek daha çok mahsül almak, günümüzde genetik bilim ortaya çıkmadan önce de tarım sektörünü tarih boyunca meşgul etmiş bir uğraştı.</p>
<p>Seçilmiş tohumları döllendirerek gerçekleştirilen geleneksel yöntemlerle, arzu edilen özelliklere sahip yeni bir bitki türünün geliştirilmesi 10 ila 15 yıl arasında bir zaman alıyor.</p>
<p>DNA&#8217;sı çözülmüş bir bitkinin genlerine müdahale ederek yeni ve daha dayanıklı türlerinin geliştirilmesi ise bunun hemen hemen yarı süresinde başarılabiliyor.</p>
<p>Liverpool Üniversitesi&#8217;nde çalışan araştırma ekibi, buğdayın genomuna ilişkin elde ettikleri sonuçları internete koyarak bu bilgiyi dünyanın diğer yerlerindeki bilimadamlarıyla da paylaşıyor.</p>
<p>Yakın zaman içerisinde Rusya&#8217;yı etkisi altına alan yangın ve kuraklık, küresel piyasalarda buğdayın fiyatının hızla artmasına yol açtı. Pakistan ve Çin&#8217;deki seller de buğday üretimini ciddi biçimde azaltmış bulunuyor. Dünyanın kilit önemdeki gıda kaynaklarından biri olan buğdayın herkesi doyuracak miktarda üretilmeye devam etmesini sağlamak büyük önem taşıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/7116/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ordu&#8217;da Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Tanıtıldı</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/6967</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/6967#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 13:15:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=6967</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de müteşebbislere destek veren 20 merkezden biri olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu(TKKDK) Ordu&#8217;da müteşebbislere tanıtıldı. Belde Otel&#8217;de yapılan tanıtım toplantısına, Vali Vekili İsmail KÜRECİ, Tarım ve Kırsal Kalkınma Kurumu Ordu İl Koordinatörü Veli AKIN, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mustafa YILMAZ, daire müdürleri, müteşebbisler katıldı. Tanıtım filmi gösterilmesiyle başlanan toplantıda, Tarım ve Kırsal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-847.jpg" alt="" title="medya-847" width="180" height="130" class="alignleft size-full wp-image-6968" />Türkiye&#8217;de müteşebbislere destek veren 20 merkezden biri olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu(TKKDK) Ordu&#8217;da müteşebbislere tanıtıldı.</p>
<p>Belde Otel&#8217;de yapılan tanıtım toplantısına, Vali Vekili İsmail KÜRECİ, Tarım ve Kırsal Kalkınma Kurumu Ordu İl Koordinatörü Veli AKIN, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mustafa YILMAZ, daire müdürleri, müteşebbisler katıldı.</p>
<p>Tanıtım filmi gösterilmesiyle başlanan toplantıda, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu(TKKDK)&#8217;nun müteşebbislere, çiçekçilik, tıbbi bitkiler, süt sektörü, kırmızı et, mantarcılık, kanatlı hayvancılık, yumurtacılık, bal, balıkçılık gibi alanlarda destek vereceği belirtildi.</p>
<p>Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu(TKKDK) Ordu İl Koordinatörü Veli AKIN toplantıda yaptığı konuşmada, “AB hibe fonları ile üreticiyi desteklediklerini ifade ederek, &#8220;Kurumumuz ülkemizin kalkınmasında ve kırsal kesimin refah seviyesinin yükseltilmesinde katkıda bulunacak. Kırsal kalkınmanın tarımla birlikte anılmasına vesile olacak. Kültürden turizme, tarıma kadar daha birçok alanda, çok geniş yelpazede kurumumuz katkıda bulunacak. Su ürünlerinin işlemesi desteklenmesinde, aqua kültür faaliyetleri, çiftlik faaliyetlerinin, yerel el ürünlerimizin desteklenmesinde çok önemli çalışmalarımız olacak&#8221; dedi.</p>
<p>TKDK&#8217;nin 20 ilde örgütlendiğini belirten Veli AKIN, Ordu&#8217;nun da 20 il içinde olmasının çok önemli olduğunu söyledi. Akın, Ordu&#8217;da her tanıştığı aile fertlerinden bir kişinin il dışında çalışmak zorunda kaldığını gördüğünü belirterek, bunun istihdamın yeterli olmamasından kaynaklandığını aktardı. AKIN, Ordu&#8217;da 26 uzmanla faaliyet göstereceklerini ifade etti.</p>
<p>Vali Vekili İsmail KÜRECİ de, Ordu&#8217;nun 20 il içinde yer almasından dolayı mutlu olduğunu belirterek, &#8220;Ordu açısından çok önemli olan bir konuda toplantı düzenlendi. Diğer kurumlarımızın oluşturduğu birimler aracılığıyla projeler yürütülüyordu. Bu kurumun 26 personeliyle güçlü bir kadroyla ilimize gelmesi çok önemli bir gelişmedir. İlimiz için çok büyük bir fırsattır. Avrupa Birliği (AB) gelişmiş ülkelerden oluşan uluslararası bir kuruluştur. Onların ayırdığı kaynaklardan yeterli düzeyde faydalanmak için proje yapmalıyız&#8221; dedi.</p>
<p>TKKDK’nin Ordu açısından faydalı olacağını düşündüğünü aktaran Vali Vekili İsmail KÜRECİ,  &#8220;İnsanlarımız hibeleri yanlış değerlendiriyor. Devletimiz bize para versin biz istediğimizi yapalım şeklinde düşünüyorlar. Ordu insanı ilimizde istihdam sorunu olduğu için il dışına gitmektedir. Bu tür faaliyetler sonucu bu gitmeler azalacaktır. İnsanımızın burada kalarak kendi geçimini sağlaması açısından bir şeyler yapması çok önemli. Balıkçılığın, fındığın kısacası ürünlerimizin desteklenmesi çok önemli. Bu kurum ilimize kuruldu. Bu kurumdan en iyi şekilde faydalanılmasını diliyorum&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Müteşebbislere 10 bin Euro&#8217;dan 1,5 milyon Euro&#8217;ya kadar dörtte üçü hibe olmak üzere kredi kullandıracak TKDK, kültür balıkçılığının geliştirilmesi, su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, üretici gruplarının kurulmasına destek, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi, yerel ürünler, mikro işletmelerin geliştirilmesi ve kırsal turizme destek verecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/6967/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üreticilerin Kivi Umudu&#8230;</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/6534</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/6534#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 13:08:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=6534</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda üretimi hızla yaygınlaşan kivinin bu sene ilimizdeki üreticilerinin yüzünü güldürecek. Kabadüz ilçesinde kivi üreticileri ürün açısından bu yıldan umutlu olduklarını söylediler. Bölgemiz kivi üreticilerinden Ahmet Bıyık, bu sezon boyunca bol yağışlı bir dönem geçirdiklerini bunun da kivi için çok önemli olduğunu belirterek, bu yıl hem bol hem de iyi kalite kivi beklediklerini söyledi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-6535" title="medya-718" src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-718.png" alt="" width="114" height="130" />Son yıllarda üretimi hızla yaygınlaşan kivinin bu sene ilimizdeki üreticilerinin yüzünü güldürecek. Kabadüz ilçesinde kivi üreticileri ürün açısından bu yıldan umutlu olduklarını söylediler.</p>
<p>Bölgemiz kivi üreticilerinden Ahmet Bıyık, bu sezon boyunca bol yağışlı bir dönem geçirdiklerini bunun da kivi için çok önemli olduğunu belirterek, bu yıl hem bol hem de iyi kalite kivi beklediklerini söyledi.</p>
<p>Bıyık, &#8221;Bol yağışların ardından sıcak güzel günler devam ediyor. Bu yıl kivi için tüm koşullar uygun gidiyor&#8221; dedi. Geçen yıl iyi kalite kivinin kilosunu 1,50-1,70 lira arasında sattıklarını belirten Bıyık, ikinci kalite kiviyi 1 TL ve altında fiyatla sattıklarını ve zarar ettiklerini anlattı.</p>
<p>Bu yıl kivide verimin yüksek olmasını beklediklerini söyleyen Bıyık, &#8221;Kivi, bu yıl inşallah üreticisinin yüzünü güldürecek. Belirlenen cetvele göre bakımını yaptığımız kiviler bu yıl çoğunluğu birinci kalite olacak gibi duruyor. Kaliteli kivi ile daha iyi kazanmak elimizde. Kaliteli ürün hepimizin yüzünü güldürecek&#8221; diye konuştu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/6534/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Denizlerde Genel Av Yasağı Başlıyor</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/6357</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/6357#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 21:11:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=6357</guid>
		<description><![CDATA[Su ürünleri kaynaklarımızdan ekonomik olarak yararlanmak, üretimi ve su ürünleri ihracatını arttırmak üzere, deniz ve iç sularımızdaki su ürünlerinin kalite ve stoklarının korunması, ekonomik türlerin geliştirilmesi ve su ürünleri kalkınma plan hedeflerine ulaşılmasını sağlamak amacıyla Denizlerde ve İç Sularda Ticari Amaçlı Su ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ ile su ürünleri avcılığına getirilen genel yasaklar bugün itibariyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-762.jpg" alt="" title="medya-762" width="180" height="130" class="alignleft size-full wp-image-6358" />Su ürünleri kaynaklarımızdan ekonomik olarak yararlanmak, üretimi ve su ürünleri ihracatını arttırmak üzere, deniz ve iç sularımızdaki su ürünlerinin kalite ve stoklarının korunması, ekonomik türlerin geliştirilmesi ve su ürünleri kalkınma plan hedeflerine ulaşılmasını sağlamak amacıyla Denizlerde ve İç Sularda Ticari Amaçlı Su ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ ile su ürünleri avcılığına getirilen genel yasaklar bugün itibariyle başlıyor.</p>
<p>Buna göre;</p>
<p>Tüm denizlerde 15 Nisan &#8211; 31 Ağustos tarihleri arasında gırgır ağları ile su ürünleri avcılığı, trol avcılığına açık tüm karasularımızda ise 15 Nisan – 15 Eylül tarihleri arasında trol ağları ile su ürünleri avcılığı yasaklanmıştır. Ancak, 12 kulaç derinliğe kadar olan fanyalı ve fanyasız, alttan büzülmeyen, mapa ve tel bulunmayan, alamana ağları ile dönem boyu avcılık yapılması serbesttir.</p>
<p>Karasularımızda 1 Mayıs – 31 Ağustos tarihleri arasında algarna ile deniz salyangozu avcılığı yasaktır. Dalma, sepet ve her türlü tuzak yöntemleri ile deniz salyangozu avcılığı dönem boyunca serbesttir.                	</p>
<p>Bütün karasularımızda 1 Mayıs – 30 Haziran tarihleri arasında kalkan avcılığı yasaktır. Parakete ve fanyalı ağlar ile kalkan avcılığı dönem boyunca yasaktır. Av yasağından önce avlanarak Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerine stok tespiti yaptırılan kalkan balıklarının, yasağın başlamasından itibaren en geç 7 gün içerisinde pazarlanması zorunludur.<br />
Tüm karasularımızda 1 Nisan – 31 Ağustos tarihleri arasında ağ dalyanları dâhil her türlü istihsal vasıtası ile palamut ve torik avcılığı yasaktır. Ancak 15 – 31 Ağustos tarihleri arasında çapari ile palamut avcılığı serbesttir. </p>
<p>Avlanma yasağı süresince istihsali yasaklanan su ürünlerinin her ne suretle olursa olsun satışı, nakli ve imalatta kullanılması ile avlanma yasağı süresince gemilerde ve istihsal yerlerinde her türlü av malzemeleri, teçhizat, alet, edevat ve yemlerle takımların bulundurulması yasaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/6357/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üretici Aldatılıyor&#8230;</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/6057</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/6057#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 10:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=6057</guid>
		<description><![CDATA[Fındık Üreticileri Sendikası Genel Başkanı Kutsi Yaşar, Fındık Tanıtım Grubu (FTG) ve ihracatçıların Azerbaycan ve Gürcistan&#8217;daki fındık dikim alanlarının &#8216;sözde&#8217; genişlemesine dikkati çekmeye çalıştıklarını belirterek, böylelikle gelecekte Türkiye&#8217;nin fındıktaki üretim üstünlüğünün kalmayacağını, bunun için de yüksek fiyat politikalarının terk edilmesi gerektiği yalanını basına pompaladığını iddia etti. Başkan Kutsi Yaşar, yapılanın üreticinin gözünü boyamak, kandırmak, fiyatları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-6058" title="medya-687" src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-687.png" alt="" width="150" height="130" />Fındık Üreticileri Sendikası Genel Başkanı Kutsi Yaşar, Fındık Tanıtım Grubu (FTG) ve ihracatçıların Azerbaycan ve Gürcistan&#8217;daki fındık dikim alanlarının &#8216;sözde&#8217; genişlemesine dikkati çekmeye çalıştıklarını belirterek, böylelikle gelecekte Türkiye&#8217;nin fındıktaki üretim üstünlüğünün kalmayacağını, bunun için de yüksek fiyat politikalarının terk edilmesi gerektiği yalanını basına pompaladığını iddia etti.</p>
<p>Başkan Kutsi Yaşar, yapılanın üreticinin gözünü boyamak, kandırmak, fiyatları aşağı çekmek olduğunu belirterek, bunları kanılmaması gerektiğini söyleyere, tamamen bulanık suda balık avlamaya yönelik bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığını belirterek şöyle devam etti.</p>
<p>“2000–2009 sürecinde dünyadaki fındık dikim alanlarında başta İspanya olmak üzere İtalya&#8217;da da 4 bin 385 hektar alan azalış göstermiştir. Fındık da önemli olan bu iki Avrupa ülkesindeki azalış Azerbaycan ve Gürcistan&#8217;da ki 2 bin 109 hektar artıştan 2 bin 276 hektar daha fazladır. Türkiye&#8217;de 2000–2009 sürecinde resmi kayıtlara göre 100 bin hektar alan artışı olduğu ve resmi olmayan kayıtlara göre, bu rakamın daha da fazla olduğu dikkate alınırsa, dünyanın farklı bölgelerindeki artışların kayda değer olmadığı çok iyi görülecektir.&#8221; Fındık fiyatlarında yüksek fiyat oluştuğunu ileri süren FTG ve ihracatçılar grubunun çikolata fiyatları konusunda ne düşündüğünü sormak istediğini vurgulayan Yaşar, açıklamasını şöyle tamamladı: &#8221;İçinde yüzde 40–80 oranında fındık kullanılan bir çikolatanın satış fiyatından fındık üreticisinin cebine yüzde 2 gibi komik bir miktarın girdiğini şüphesiz çok iyi biliyorlar. İlacından gübresine fındık tarımında kullanılan girdilerdeki fiyat artışları hakkında ne düşünüyorlar? Bu girdileri üreten çok uluslu şirketlerin kâr bilançoları hakkında bilgileri var mı? FTG ve ihracatçılar grubunun kafaları karıştırıp, fındıkta belirsizliği sürdürme çabalarına karşı fındık üreticilerini ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek FINDIK-SEN olarak görevimizdir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/6057/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kivi&#039;nin De Sonu Geldi..!</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/5810</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/5810#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 11:41:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=5810</guid>
		<description><![CDATA[Fındığa alternatif olarak önerilen kivinin başlangıçtaki gibi olmadığı, bilinçsiz üretim sonucu kivinin sonunun geldiği belirtildi. // < ![CDATA[ changeTarget(document.getElementById("news_content")) // ]]&#62;Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı, &#8221;Yıllardır yüzü gülmeyen fındık üreticisi bilinçsizce üretilen kivinin de artış göstermesinin ardından başka gelir kapısı aramaya başladı&#8221; dedi. Avcı, yaptığı açıklamada, çok sayıda fındık üreticisinin alternatif ürün olarak kivi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-5811" title="medya-622" src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-6221.png" alt="" width="180" height="130" />Fındığa alternatif olarak önerilen kivinin başlangıçtaki gibi olmadığı, bilinçsiz üretim sonucu kivinin sonunun geldiği belirtildi.</p>
<p><script type="text/javascript">// < ![CDATA[
changeTarget(document.getElementById("news_content"))
// ]]&gt;</script>Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı, &#8221;Yıllardır yüzü gülmeyen fındık üreticisi bilinçsizce üretilen kivinin de artış göstermesinin ardından başka gelir kapısı aramaya başladı&#8221; dedi.  Avcı, yaptığı açıklamada, çok sayıda fındık üreticisinin alternatif ürün olarak kivi üretimine geçtiğini bildirdi.  Kivideki bilinçsiz üretimin ardından artık kivinin de gelir kapısı olmaktan çıktığını savunan Avcı, şunları söyledi:  &#8221;Yıllardır fındıkta yüzü gülmeyen üretici çareyi başka ürünleri yetiştirmekte aradı. Aslında belirli bir süre için de fındık üreticisi aradığını kivi de buldu. Yalnız son zamanlarda il genelinde bilinçsizce artan kivi üretimi adeta cazipliğini yitirdi. Artık kivi de gelir kapısı olmaktan çıktı. Her yıl artan üretimle birlikte kivi fiyatları düşüyor ve vatandaş topladığı kiviyi çok ucuza satmak zorunda kalıyor. Yıllardır yüzü gülmeyen fındık üreticisi bilinçsizce üretilen kivinin de artış göstermesinin ardından başka gelir kapısı aramaya başladı.&#8221;</p>
<p>Kivideki gelirin kısa süre içinde ciddi düşüş yaşadığını da ifade eden Avcı, &#8221;Bu konu da ilgililerin mutlaka bir şey yapması gerekiyor. Şu anda kivinin kaderi aynen fındık gibi. Geç olmadan kivinin kaderinin fındığa benzemesinden kurtarılabilir. Bu nedenle önce üretici sonra ilgililere iş düşüyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Çiftçinin yeni bir ürün yetiştirme arayışı içine girdiğini de vurgulayan Avcı, &#8221;Vatandaş acil olarak yeni bir gelir kapısı aramaya başladı. Kimsenin gözü açıkçası şu anda ne fındığı görüyor ne de kiviyi. Çünkü her iki ürün de artık kimsenin yüzünü güldürmüyor&#8221;dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/5810/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&quot;Don&quot; Paraları Ödenecek Mi?</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/4692</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/4692#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 16:06:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=4692</guid>
		<description><![CDATA[2004 yılında yaşanan don afeti sonucu zarar gören üreticilere verilmesi gereken don paralarının tehlikeye girdiği belirtildi. // < ![CDATA[ changeTarget(document.getElementById("news_content")) // ]]&#62; Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Başkan Yardımcısı Onur Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclis&#8217;inde (TBMM) görüşülmekte olan 2010 yılı bütçesinde her hangi bir değişiklik yapılmaması halinde fındık üreticilerinin 2004 yılında yaşanan don afeti nedeniyle alacakları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-4693" title="medya-469" src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-4691.png" alt="medya-469" width="180" height="130" />2004 yılında yaşanan don afeti sonucu zarar gören üreticilere verilmesi gereken don paralarının tehlikeye girdiği belirtildi.            <script type="text/javascript">// < ![CDATA[
 changeTarget(document.getElementById("news_content"))
// ]]&gt;</script></p>
<p>Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Başkan Yardımcısı Onur Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclis&#8217;inde (TBMM) görüşülmekte olan 2010 yılı bütçesinde her hangi bir değişiklik yapılmaması halinde fındık üreticilerinin 2004 yılında yaşanan don afeti nedeniyle alacakları olan 191 milyon TL&#8217;nin ödenmemesi tehlikesi olduğunu bildirdi.</p>
<p>Şahin, yaptığı açıklamada 2004 yılında Doğu Karadeniz Bölgesinde yaşanan don afeti nedeniyle bugüne kadar fındık üreticilerine dört kez çeşitli miktarlarda ödeme yapıldığını hatırlattı. Yapılan ödemeler kapsamında 260 milyon TL don zararının yaklaşık yüzde 44&#8242;nün ödendiğini belirten Şahin, şunları kaydetti:  &#8221;2004 yılında don afeti olduğunda, kanun kapsamında bölgede listeler hazırlanmış ve o dönemde 260 milyon TL gibi bir rakam ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Kanunda da yer aldığı gibi afet tertibinde yer alan ödenek seviyesinde üreticilere gerekli ödemeler yapılır. Her sene de afet tertibine kaynak aktarıldı ve o dönemden bugüne kadar dört kez üreticilere belirli seviyelerde ödeme yapıldı. Yapılan ödemeler kapsamında da 260 milyon TL&#8217;nin yaklaşık yüzde 44&#8242;lük bölümü ödendi.&#8221;  Şahin, don afeti kapsamında bundan sonraki süreçte üreticilere ödenmesi gereken 191 milyon TL&#8217;nin hiç ödenmemesi riskinin bulunduğunu da dile getirerek şöyle devam etti:  &#8221;Önümüzde bulunan iki ay içinde söz konusu 2090 sayılı kanunda herhangi bir değişiklik yapılmaması halinde bu paranın hiç ödenmemesi riski var. Çünkü, 2009 yılı bütçesi yayımlandığında söz konusu bütçe kanunun E cetveli diye tabir ettiğimiz bölümünde, 45. madde de &#8221;2004 yılında meydana gelen doğal afetler nedeniyle çiftçilere yapılacak ödeme Tarım ve Köy işleri Bakanlığının bütçesi ile sınırlıdır, söz konusu ödemelerin yapılmasına müteakip, bu kapsamdaki yardımlara ilişkin işlemler, tamamlanmış sayılır ve yardıma ilişkin başka talepte bulunulamaz&#8221; hükmü yer almaktadır. Bu ne anlama gelmektedir, eğer mecliste görüşülen 2010 yılı bütçesinde herhangi bir değişiklik yapılmaması halinde fındık üreticisinin 2004 yılında yaşanan don afeti nedeniyle alacağı olan 191 milyon TL&#8217;nin ödenmemesi tehlikesi vardır.&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/4692/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ziraat Odası Başkanlarından Düzgün&#039;e Ziyaret</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/4083</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/4083#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 11:16:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=4083</guid>
		<description><![CDATA[Ordu İli ve İlçelerindeki 18 İlçe Ziraat Odası Başkanı, Vali Orhan Düzgün’ü Makamında ziyaret etti. Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı Başkanlığında, Vali Orhan Düzgün’e nezaket ziyaretinde bulunan Başkanları Vali Orhan Düzgün’e yeni görevinin hayırlı olması ve başarı dileğinde bulundular. Ziraat Odalarının Başkanları, yaptıkları çalışmalar hakkında Vali Orhan Düzgün’e bilgi verdiler. Bölgedeki fındık üreticilerinin karşılaştıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-406.png" alt="medya-406" title="medya-406" width="180" height="130" class="alignleft size-full wp-image-4084" />Ordu İli ve İlçelerindeki 18 İlçe Ziraat Odası Başkanı, Vali Orhan Düzgün’ü Makamında ziyaret etti.</p>
<p>Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı Başkanlığında, Vali Orhan Düzgün’e nezaket ziyaretinde bulunan Başkanları Vali Orhan Düzgün’e yeni görevinin hayırlı olması ve başarı dileğinde bulundular.</p>
<p>Ziraat Odalarının Başkanları, yaptıkları çalışmalar hakkında Vali Orhan Düzgün’e bilgi verdiler. Bölgedeki fındık üreticilerinin karşılaştıkları sorunlar ve sıkıntılar hakkında da Vali Düzgün’ü bilgilendiren Oda Başkanları, Ordu’da tarımın gelişmesi için atılması gereken adımlar ve yapılması gereken çalışmalar konusunda Vali Düzgün’den yardım ve destek talep ettiler.</p>
<p>Vali Orhan Düzgün de Ziraat Odaları Başkanlarını dinledikten sonra yaptığı değerlendirmede, “Ordu’da tarımdan geçimini sağlayan çiftçilerimizin gelir seviyelerinin artırılması için tarımsal çeşitliliğin artırılması gerekir. Bunun için fındığın dışında kivi gibi, kesme çiçekçilik gibi alanlara yönelmeli. Arıcılığın ve hayvancılığın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için projeler üretilmeli. Çiftçilerimizin refah seviyelerinin artması ve doğdukları yerlerde karınlarının doyması için Ziraat Odalarımıza çok iş düşüyor. Ziraat Odalarımız çiftçilere rehberlik edecekler. Yörelerine uygun projeler geliştirerek, bunları hayata geçireceklerdir. Çiftçilerimizin modern tekniklerle, usullerle üretim yapmalarına katkı sağlamalıdırlar. Bu konuda bizler de Ziraat Odalarımızla işbirliği içinde olacağız. Onlara destek vereceğiz.”dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/4083/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Yılı Tahmini Fındık Üretim Miktarı Nedir?</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/3832</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/3832#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 12:03:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=3832</guid>
		<description><![CDATA[Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, yaptıkları tespit çalışmaları sonunda 2010 yılının Türkiye tahmini fındık rekoltesinin 600 bin ton olarak belirlediklerini açıkladı. Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, fındıkta rekolte tahminin üç ayrı zamanda ve iki takvim yılı içersinde yapılarak elde edildiğini elde edilen veriler üzerinden de yüzde 5’lik yanılma payı ile o yılın fındık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3833" title="medya-372" src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-3721.png" alt="medya-372" width="180" height="130" />Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, yaptıkları tespit çalışmaları sonunda 2010 yılının Türkiye tahmini fındık rekoltesinin 600 bin ton olarak belirlediklerini açıkladı.</p>
<p>Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, fındıkta rekolte tahminin üç ayrı zamanda ve iki takvim yılı içersinde yapılarak elde edildiğini elde edilen veriler üzerinden de yüzde 5’lik yanılma payı ile o yılın fındık rekoltesinin belirlenmesinin mümkün olduğunu söyledi.</p>
<p>Fındıkta ilk rekolte tespitinin Mayıs ayının on beşi ile Haziran ayının 15’i arasında olduğunu, ikinci tespitin fındıkta karanfillerin açmaya başladığı Kasım ayı ile Şubat ayı sonuna kadarki dilimde belirlendiğini, üçüncü tespitin ise Temmuz ayı ortalarında yapıldığını söyledi.</p>
<p>Şahin, “2005 yılından itibaren, gerek Ziraat Odalarına bağlı, gerekse Üretici Birliğine Bağlı çiftçilerimizin üretim alanlarında oluşturulan veri alma materyallerinden elde edilenlerle o yılın fındık rekoltesini tahmin ederek sizlerin karşısına çıktık ve hep haklı çıktık. Tüm bunlardan yola çıkarak, 2010 yılı fındık mahsulü rekolteyi teşkil edecek ilk olgular, fındığa esas meyve gözlerinin oluşumu sonucu yapılan ilk sayımlarda, 2010 yılının ürünü 2008 den oldukça az ve 2009’dan da çok olacaktır. Tahminimiz, Türkiye geneli için 600.000 ton civarlarında bir rakamdır” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/3832/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabreden Derviş Muradına Ermiş</title>
		<link>http://www.unyesil.com/sayfa/3262</link>
		<comments>http://www.unyesil.com/sayfa/3262#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 21:09:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.unyesil.com/?p=3262</guid>
		<description><![CDATA[15 Ağustos&#8217;ta pazara ilk indiğinde 3,5 liradan işlem gören fındık bugün 4,7 liraya kadar yükseldi. Burada üreticinin gösterdiği &#8216;sabır&#8217; çok önemlidir.&#8221; Giresun Ziraat Odası (GZO) Başkanı Özer Akbaşlı, yaptığı açıklamada, Eylül ayının, piyasalarda fındık fiyatlarının oluşmasında çok önemli bir ay olduğunu belirterek, &#8221;Çünkü fındığın her yıl ortalama 150 bin tonluk bölümü bu ayda pazara iniyordu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3263" title="medya-285" src="http://www.unyesil.com/wp-content/uploads/medya-2851.png" alt="medya-285" width="180" height="130" />15 Ağustos&#8217;ta pazara ilk indiğinde 3,5 liradan işlem gören fındık bugün 4,7 liraya kadar yükseldi. Burada üreticinin gösterdiği &#8216;sabır&#8217; çok önemlidir.&#8221;<br />
Giresun Ziraat Odası (GZO) Başkanı Özer Akbaşlı, yaptığı açıklamada, Eylül ayının, piyasalarda fındık fiyatlarının oluşmasında çok önemli bir ay olduğunu belirterek, &#8221;Çünkü fındığın her yıl ortalama 150 bin tonluk bölümü bu ayda pazara iniyordu. Bu nedenle fındık bu ayda oluşan fiyat üzerinden sezon sonuna kadar piyasada işlem görüyordu&#8221; dedi.</p>
<p>Hükümetin fındık fiyatının serbest piyasa koşullarında oluşacağı yönünde karar alması üzerine ziraat odaları olarak üreticiye fındığını pazara az miktarda indirmeleri konusunda sürekli uyarıda bulunduklarını anlatan Akbaşlı, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Üreticiye, Türkiye&#8217;nin, 2009 yılı tahmini fındık rekoltesinin 400 bin ton dolayında olduğu söyledik ve bu miktardaki fındığın da piyasalar için yeterli olmadığını vurguladık. Toprak Mahsulleri Ofisi&#8217;nin (TMO) deposundaki fındığı, 2009 ürünü fındık satılana kadar piyasaya sürmeyeceğini ifade ettik. Bunun için de gazetelere başta Tarım ve Köyişleri Bakanı, TMO genel müdürü ve bununla ilgili karar alan tüm bürokratlara teşekkür ilanı verdik. Gelinen bu süreçte 15 Ağustos&#8217;ta pazara ilk indiğinde 3,5 liradan işlem gören fındık bugün 4,7 liraya kadar yükseldi. Burada üreticinin gösterdiği &#8216;sabır&#8217; çok önemlidir.&#8221;</p>
<p>&#8221;ÜRETİCİNİN KAFASINDAKİ FİYAT 5 LİRADIR&#8221;<br />
Akbaşlı, yeni ürün fındıktan piyasaya bugüne kadar 50 bin ton dolayında ürün indiğini tahmin ettiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:<br />
&#8221;Bu rakam önceki yılların üçte biridir. Üreticinin çağrımıza uyması ve ürününe sahip çıkması piyasadaki fındık fiyatlarını sürekli yükseltmektedir. Üretici bu kararını sürdürdüğü takdirde, ürününü piyasada arzuladığı fiyattan satabilecektir. Üreticinin kafasındaki fiyat 5 liradır. Fındığın bu fiyatı bulması için her şey üreticinin elindedir&#8221;</p>
<p>FINDIK ÜRETİCİLERİ<br />
Fındık üreticilerinden Bahtiyar Kaçar, önceki yıllarda yaklaşık 7 ton fındık ürettiğini, ancak bu yıl 2,5 ton dolayında ürün hasadı yaptığını ifade ederek, &#8221;Piyasanın fındığa ihtiyaç duyacağı bir gerçek. Ürünümü Kasım ayı sonu ya da Aralık ayı ortalarında satmayı düşünüyorum&#8221; dedi.<br />
Diğer üretici Ali Çoban ise her yıl ortalama 6 ton fındık üretirken bu yıl 3 ton ürün alabildiğini anlatarak, ürününü, fiyatların biraz daha yükselmesinden sonra satmayı düşündüğünü söyledi.<br />
Adem Turan da 1,5 ton fındığı olduğunu ifade ederek, &#8221;Sıkıntıya düşmediğim takdirde fındığı satmayacağım. Fındığın fiyatı konusunda Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği&#8217;nin (FİSKOBİRLİK) duruşu çok önemli. İnşallah piyasaya girer ve fiyatın yükselmesine katkı sağlar&#8221; şeklinde konuştu.                                                        OrduKent Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.unyesil.com/sayfa/3262/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
