Ulusal Fındık Konseyi Toplantısı Ordu’da Yapıldı
Fındık sektöründe yer alan tüm kesimlerin temsil edildiği ve sağlıklı bir fındık politikası oluşturmak amacıyla 2007 yılında oluşturulan Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Ordu’da toplandı.
Fındıkta istikrarın sağlanması, üreticinin, aracının, ihracatçının ve tüketicinin menfaatlerine uygun politikaların oluşmasına katkı sağlamak için sık sık toplantılar yapan Ulusal Fındık Konseyi (UFK) bu toplantılarından birisini Ordu’da Balıktaşı Otel’de gerçekleştirdi.
Toplantıya, Ulusal Fındık Konseyi üyelerinin yanı sıra Ordu Valisi Ali Kaban ile Giresun Valisi Mustafa Taşkesen de katıldı.
Toplantıda, Ordu ve Giresun Valilerince hazırlanan raporlar, çözüm önerileri ve “20 Soruda Fındık” kitapçığında yer alan konularla ilgili görüş ve öneriler ortaya konuldu. Toplantının başlangıcında bir değerlendirme yapan Vali Ali Kaban, “Biz fındığı, milli bir ürün ve prestiji olan bir ürün olarak tanımlıyoruz. Ve hep bu şekilde gündeme getiriyoruz. Raporlarımızı Ankara’ya sunduğumuz zamanda fındığın Ordu ve Giresun için önemli olduğunu değil Türkiye için önemli bir ürün olduğu ortaya koyuyoruz. Bizim tezimiz bu. Fındık konusunda geniş kesimli bir mutabakat sağlamakta pek mümkün değil. Bizim hazırlamış olduğumuz raporlar, ortak bir dili oluşturmaktadır. Fındıkta mutlaka fiyat istikrarının sağlanması gerekiyor. Alıcılara güven vermeliyiz. Yüksek fiyat politikasından kesinlikle kaçınılması gerekiyor. Fındıkla iştigal eden ve 600 milyon dolarlık yatırım yapan, 30 binden fazla istihdam sağlayan, 100’den fazla işletmeye sahip olan sanayicimizi, ihracatçımızı yok saymamız da mümkün değil. Fındıkla ilgili bazı kesimlerce öne sürülen modeller var. Bunlar da gündeme getirilebilir, tartışılabilir. Ancak, fındıkla ilgili yapılması gereken çalışmaları daha rasyonel temellere dayandırmak gerekir.” dedi.
UFK Başkanı Sebahattin Arslantürk de toplantının başlangıcında yaptığı değerlendirmede, “Sayın Valilerimizce fındıkla ilgili hazırlanan raporlar memnuniyet vericidir. Ancak, bu raporlarda bazı katılmadığımız noktalar var. Bunların da düzeltilmesi halinde iyi bir noktaya gelmiş olacağız. UFK olarak geçmişte fındıktaki çok sesliliğe son vermiş olduk. Fındık sektöründe yer alan kesimlerin geçmişte ayrı ayrı yaptıkları çalışmalar, şimdi UFK bünyesinde tek çatı altında yapılarak tek bir ses olarak kamuoyu ile paylaşılıyor. Özellikle rekolte tespitlerinde ve maliyet hesaplamalarında ortaya çıkan farklılıklar UFK sayesinde giderilmiş oldu. Bu da fındığın aktörlerine çok büyük fayda sağladı.” diyerek düşüncelerini yansıttı.
Toplantıda dile getirilen görüş ve öneriler kısaca;
Ordu Valisi Ali Kaban: “Fındığa yüksek fiyat verilmesi yerine, Ordu ve Giresun illerindeki eğimli arazilere kg. başına destekleme verilmeli. Bu uygulamayla diğer bölgelerdeki tarıma elverişli arazilere fındık dikiminin önüne geçilmiş olur. Çiftçi Eğitim Merkezleri vasıtasıyla gerçek çiftçileri eğitip, sertifikalı hale getirmek gerekiyor. 2B kapsamına giren orman arazilerindeki fındık bahçeleri kesilmeli. TMO elindeki stok fındıkları doğru bir şekilde yönetmeli. Fındık ihracatına fon konulması, çiftçinin kredi ile desteklenmesi, TMO’nun fındık alımlarının %25’inin parasını peşin ödemesi gibi konuların gündeme getirilip, üzerinde tartışılması gerekiyor.”
Giresun Valisi Mustafa Taşkesen: “2009 fındık sezonu başlamadan bir yol haritası belirlemeliyiz. Yapılan çalışmalarla bir noktaya gelindi. Fındık konusunda epey mesafe alındı. Bu yıl fındık rekoltesinin düşük olacağı düşünüldüğünde uygulanması gereken fındık politikaları açısından bir avantaj olacaktır. Onun için hızlı hareket etmeliyiz.”
Mustafa Poyraz: “Geçmiş yıllarda anlaşma sağlayamadığımız konularda UFK sayesinde mutabakat sağladık. Sayın Valilerimizin de desteği ve katkıları ile birlikte olmamız gerekiyor. Fındığın geleceği açısından bu birlikteliği mutlaka sağlamamız gerekiyor.”
Özer Akbaşlı: “Fındığın çıkış noktasında üretici vardır. Fakat çiftçinin tanımı iyi yapılmıyor. Memurda çiftçi, esnafta çiftçi herkes çiftçi. Tabi durum böyle olunca herkes devletten destek alıyor. Geçimini sadece fındıktan sağlayan gerçek çiftçi mağdur oluyor. Çiftçiyle üretici mutlaka ayırt edilmeli. İhracatın artması durumunda fındık yeterli olmayabilir. Onun için stok müessesesini devlet yönetmeli. Dünya çikolata sektöründe önümüzdeki 5 yıl içinde bir büyüme bekleniyor. Bundan dolayı da fındık ihracatı 350 bin tona kadar çıkabilir.”
Onur Şahin: “Fındıktaki sorunu UFK ve Ordu-Giresun Valileri çözecektir. Sizlerin çalışmaları, devletin fındığı sahiplenmesidir. Paralel bir şekilde çalışmalarımızı sürdürmeliyiz.”
Ufuk Özongun: “Fındık dikim alanlarının sınırlandırılmasıyla ilgili 1983 yılında çıkarılan bir kanun var. Bu kanun çıktığı zamanda Türkiye’de 400 bin hektar alanda fındık vardı. Şimdi ise 700 bin hektara çıktı. Fındık dikimine mutlaka sınırlama getirilmesi gerekir. İstikrarlı bir fiyat politikası oluşursa biz üretilen tüm fındığı pazarlarız. Biz, ihracatın ve istihdamın artmasını istiyoruz. Onun için de uzun vadeli fiyat politikalarına ihtiyaç vardır. Daha iyi pazarlar, daha çok ihracat ve daha çok fındık satmak için ortak paydada buluşmamız gerekiyor.”
Dursun Gürsoy: “Fındıktaki en büyük sorun yapısal sorundur. Çiftçiyi yeniden yapılandırmak gerekiyor. Tarım sektöründe yapısal bir sorun var ve bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekir. Lisanslı depoculuk yaygınlaştırılmalı. Dış alıcılar için önemli olan fiyat faktörü, fındığın devamlı bulunması gibi konularda ciddi çalışmalar yapılmalı ve güven ortamı oluşturulmalı.”
Mehmet Sargın (Fiskobirlik Genel Müdürü): “Fiskobirliğin içinde bulunduğu durum, 40 yıl boyunca yapılan yanlış uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Fiskobirliği silip atmak doğru bir yaklaşım olmaz. Türkiye’nin AB sürecinde Fiskobirliğe ihtiyacı olacaktır. Fındık üreticisi adına Fiskobirliğin de bu açmazdan kurtarılması gerekmektedir. 2B yasası kapsamında 1983 yılından önce oluşturulan fındık bahçeleri korunmalı. Ancak, 1983 yılından sonra hazine arazilerine dikilen fındık bahçeleri kesilmeli.”
UFK Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz de rekolte tespit çalışmaları hakkında slayt eşliğinde sunum yaptı. Prof. Dr. Turan Karadeniz, “Rekolte tespit çalışmalarımıza 31 Ocak 2009 tarihinde Artvin ilinden başladık. 28 gün süreyle 13 ilde, 688 bin hektarlık alanda bu çalışmalarımızı sürdürdük. 400 adet civarında dal saydık ve 500 üretici ile anket yaptık. Bu çalışmalarda yapılan karanfil sayımlarına göre 688 hektar alanda 462 bin ton civarında fındık olacağı tahmin edilmektedir. Ancak, kesin rekolte tahmini Haziran ayı sonunda veya Temmuz ayının başında belli olacaktır.” dedi.